mebden-uzak-okullara-yerlesen-ogrencilere-nakil-imkani-5434fdc9c51d9

MEB’den uzak okullara yerleşen öğrencilere nakil imkanı

MEB, TEOG kapsamında, ikamet adreslerine uzak okullara sistem tarafından yerleştirilen veya bu sebeple açık liseye naklini alan öğrencilerin, adreslerine en yakın okullara nakil ve geçişlerini 17 Ekim’e kadar yapacak.
ANKARA- YILDIZ AKTAŞ
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi (TEOG) kapsamında, belirttiği 3 ilçe dışında ikamet adreslerine uzak okullara sistem tarafından yerleştirilen veya bu sebeple açık liseye naklini alan öğrencilerin, adreslerine en yakın okullara nakil ve geçişlerini 17 Ekim’e kadar yapacak.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı imzasıyla illere gönderilen yazıda, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş sistemi kapsamında yapılan tercih, yerleştirme ve nakil işlemlerinin 2014 Yılı Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş  Uygulaması Tercih ve Yerleştirme e-Kılavuzu ve Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği uyarınca yapıldığı anımsatıldı.
Bu kapsamda, bazı öğrencilerin tercihleri dışında ve ikamet adreslerine uzak okullara yerleştirildikleri ve bu durumdaki öğrencilerin nakil sürecinde de taleplerinin gerçekleşmediğinin anlaşıldığı belirtildi. 
Yazıda, e-Kılavuzu hükümlerine göre tercih yapmayan veya B grubu tercihlerinde belirttiği 3 ilçe dışında ikamet adreslerine uzak okullara sistem tarafından yerleştirilen veya bu sebeple açık liseye naklini alan öğrencilerin, adreslerine yakın ve tercihleri doğrultusunda aynı tür veya program kapsamındaki okullara nakil ve geçişlerin yapılmasının öğrencilerin okula erişimlerini kolaylaştıracağı ifade edildi.
Yazıya göre, bu çerçevede, nakil ve geçişler, öğrenci velilerinin, il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerindeki Öğrenci Yerleştirme ve Kayıt Komisyonlarına yazılı talebi doğrultusunda, ikamet adreslerine en yakın mesleki ve teknik Anadolu liselerine, Anadolu imam hatip liselerine veya çok programlı Anadolu liseleri bünyesindeki programlara yapılacak. 
Nakiller, başvuranlar arasından puan üstünlüğü çerçevesinde okulların kontenjanlarını da dikkate alınarak dengeli bir şekilde Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’ne göre 17 Ekim’e kadar gerçekleştirilecek.
Bu çerçevede yapılacak nakil ve geçişler, 2014-2015 eğitim öğretim yılıyla sınırlı olacak. 

kpss-onlisans-mezunlari-icin-yapildi-542b22fcd72e4

KPSS önlisans mezunları için yapıldı

Önlisans mezunları için düzenlenen Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) yapıldı.
ANKARA
Önlisans mezunları için düzenlenen Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) yapıldı.
Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) gerçekleştirilen, KPSS’nin önlisans mezunlarına yönelik oturumu 170 sınav merkezinde saat 09.30’da başladı. Adaylara, 120 sorudan oluşan genel yetenek ve genel kültür testleri için 120 dakika süre verildi.
KPSS önlisans sınavına 827 bin 230 aday başvurmuştu.
KPSS, ortaöğretim düzeyine yönelik yapılacak oturumla tamamlanacak.

kpss-ortaogretim-oturumu-sona-erdi-542b22fa0b62a

KPSS ortaöğretim oturumu sona erdi

Ortaöğretim mezunları için düzenlenen Kamu Personeli Seçme Sınavı sona erdi.
ANKARA
Ortaöğretim mezunları için düzenlenen Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) sona erdi. 
Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) gerçekleştirilen, KPSS’nin ortaöğretim mezunlarına yönelik oturumu 170 sınav merkezinde saat 09.30’da başladı. Adaylara, 120 sorudan oluşan genel yetenek ve genel kültür testleri için 120 dakika süre verildi.
KPSS’nin ortaöğretim oturumuna 1 milyon 828 bin 53 aday başvurmuştu. 
KPSS, ortaöğretim düzeyine yönelik yapılan oturumla tamamlandı. 
Sınav sonuçları ÖSYM’nin ”http://sonuc.osym.gov.tr” internet adresinden öğrenilecek. Sınav sonuç belgesi basılmayacak ve adayların adreslerine gönderilmeyecek.
Muhabir: Yıldız Seçil Aktaş

asil-kadro-ogretmenliktir-542b22f6a70cd

Asıl kadro öğretmenliktir

Bakan Avcı, “Anayasa Mahkemesinin içtihadında okul müdürlüğü ve yöneticilik ek görevdir. Asıl kadro öğretmenliktir. Öğretmenler ek görevlendirmeyle zaman zaman yönetici olur” dedi.
BOLU
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, okul müdürlerinin atamalarına ilişkin,  “Okul müdürlüğü, yöneticiliği kadro mudur, yoksa geçici görev midir, mesele buradan başlıyor” dedi.
Partisinin Necip Fazıl Kültür Merkezinde düzenlendiği 9. İl Danışma Meclisi’ne katılan Avcı, daha sonra Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz’ı ziyaret etti.
Avcı, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Marka Şehir Bolu ve 2. Uluslararası Köroğlu Festivali”nin önünün açık olduğunu, ses getirecek uluslararası etkinliğe dönüştüğünü açıkça gördüğünü söyledi.
Türkçe ve edebiyat derslerinde Köroğlu’nun hak ettiği şekilde tanıtılması için gayret göstereceklerini belirten Avcı, “(Köroğlu için çekilmesi planlanan film) Onu Türk dünyasının prodüksiyonu olarak düşünmek lazım. Yabancıları işin içine çok fazla karıştırmamak lazım. Türk dünyasının ciddi sinema birikimi var. Başta Türkiye olmak üzere, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Azerbaycan’ın da sinema kültürü ve birikimi var. Böyle bir ortak prodüksiyonu her birinin yapabileceği, hem oyuncu, senaryo hem de yönetmen olarak yapabilecekleri katkılar mutlaka var” diye konuştu.
Okul müdürlerinin atamaları
Bir gazetecinin “okul müdürlerinin durumu ne olacak” sorusu üzerine Avcı, “Okul müdürlüğü, yöneticiliği kadro mudur, yoksa geçici görev midir, mesele buradan başlıyor. Anayasa Mahkemesinin içtihadında okul müdürlüğü ve yöneticilik ek görevdir. Asıl kadro öğretmenliktir. Öğretmenler ek görevlendirmeyle zaman zaman yönetici olur” ifadesini kullandı.
Avcı, geçen yıl çıkardıkları yasayla Anayasa Mahkemesinin kararına, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ruhuna uygun şekilde okul müdürlüğünün ek görev, asıl görevin ise öğretmenlik olduğu konusunu netleştirdiklerini kaydetti.
Okul yöneticilerinden 4 yılını ya da daha fazlasını tamamlayan okul müdürlerini değerlendirmeye aldıklarını aktaran Avcı, şunları dile getirdi:
“Bakanlık olarak biz değerlendirmeye almadık. Yönetmeliği şöyle düzenledik. Okulun bağlı olduğu il müdürü, atamalardan sorumlu şube müdürü, o okulda görev yapan en kıdemli, en kıdemsiz öğretmen, okul aile birliği başkanı, o okulun öğrenci temsilcisi… Bunlar müdürle ilgili bağımsız değerlendirme yapacak. 100’ün üzerinde kriter belirledik. Okul müdürünün başarılı ya da başarısız sayılabilmesi için hangi kriterlere dikkat etmek gerekir, bunu liste halinde hazırladık. Bunu ilin yetkililerine gönderdik. Onlar bu kriterlere bakarak, 100 üzerinden değerlendirme yaptı. Değerlendirmelerin ortalamalarını aldık. 100 üzerinden 57 ya da üzeri alanlar görevlerine devam edecek. 75 puanın altında alanlar ya başka okulda müdür olmak için tekrar müracaat edecek ya da öğretmenliklerine devam edecek. Asıl olan öğretmenliktir.”
Avcı, kamuoyunda okul müdürlerinin öğretmenliğe dönmeleri konusunda “tecziye, cezalandırma” gibi algı oluşturulmaya çalışıldığına işaret ederek, “Bir defa öğretmenlik mesleğinin ruhuna aykırı. Öğretmenlik asıl mesleğimizdir, idarecilik ek görevdir. İl müdürlerinin değerlendirmelerine ilişkin sendikal kayırma gibi şikayetler var. Bunları araştırıyoruz. Belli sendikaların 75 ve üzerinde puan aldığı gibi kamuoyunda tartışmalar var. O sendika, öğretmen camiasındaki en büyük sendika. Zaten genel küme içinde çoğunlukta olan sendika. Dolayısıyla onun üyeleri öne çıkmış olabilir. Buna rağmen herhangi şekilde sendikal rekabet, kişisel husumet nedeniyle veya başka gerekçeyle haksızlığa uğradığını düşünenler varsa onların müracaatlarını alıyoruz. Farklı sendikalardan bize başvurular da var. Onları da inceliyoruz” bilgisini paylaştı.
Yılmaz, konuşmasının ardından Avcı’ya çeşitli hediyeler takdim etti. Avcı, daha sonra İzzet Baysal Mahallesi’nde eğitim-öğretime başlayan Bolu Anaokulu’nun açılışını yaptı, öğrencilere çeşitli hediyeler verdi, velileriyle sohbet etti.
Bolu Valisi Ahmet Zahteroğulları ve çocuklarla pasta kesen Avcı, Bolu Ticaret ve Sanayi Odasında öğretmen temsilcileriyle bir araya geldi. 
Muhabir: Mehmet Emin Gürbüz

bati-savasin-faturasini-agir-odeyerek-100-yil-geriye-gidecek-54292d18c9e4d

Batı savaşın faturasını ağır ödeyerek 100 yıl geriye gidecek

Suriye’de savaşan gruplardan Nusra Cephesi, muhalif grupları, ABD öncülüğünde oluşturulan uluslararası koalisyona katılmamaları konusunda uyardı.
ŞAM
Suriye’de savaşan gruplardan Nusra Cephesi, muhalif grupları, ABD öncülüğünde oluşturulan uluslararası koalisyona katılmamaları konusunda uyardı.
Nusra Cephesi komutanlarından Muhammed el-Culani, Nusra Cephesi’ne ait yayın kuruluşu “Menaratu’l Beyza”da yayımlanan ses kaydında, ABD öncülüğünde IŞİD’e karşı oluşturulan uluslararası koalisyonu “şer antlaşması” olarak nitelendirdi.
Sahada dürüstçe çarpışan tüm grupların, batı ve ABD’ye, IŞİD zulmünü, komutanların öldürülmesi ve zenginliklerin istila edilmesi gibi amaçlar için kullandırmamaları gerektiğini vurgulayan Culani, “Bu grupları cihat alevini söndürmeyi hedefleyen şer ittifakına katılmamaları ve batıya boyun eğmemeleri konusunda uyarıyorum” ifadesini kullandı.
Culani, bu grupların IŞİD’e karşı savaşmasını ya da saldırılarını püskürtmesini isteyenlerden “haçlı koalisyonuna” katılmamaları çağrısında bulunarak, şunları kaydetti:
“Batı ve ABD’nin, Müslümanları zulümden kurtarmak için geldiğini sanmayın. Esed, üç yıldır Sünni halkın başına ölüm yağdırdı, esarete mahkum etti, işkence yaptı, kimyasal silahla saldırdı. Ölü ve yaralı sayısı 1 milyona ulaştı. Bu batının sözünü ettiği uluslararası barış ve güvenliği tehdit etmiyor muydu?” 
“Nusra, haçlı saldırısını elindeki imkanlarla Şam’dan püskürtecek”
Culani, batının, uzaktan yürütülen savaşın kendisini yıpratmayacağını sandığını savunarak, “Bu doğru bir tespit değil. Batı savaşın faturasını ağır ödeyerek, 100 yıl geriye gidecek. Nusra Cephesi, rejimle mücadeleye devam edecek ve haçlı saldırısını elindeki imkanlarla Şam’dan püskürtecek” diye konuştu.   
Öte yandan, Suriye rejiminin yanında savaşan Hizbullah’ın, Lübnan’ı iç savaşa sürüklediğini öne süren Culani, Lübnan’daki Sünni Müslümanları “Şam’daki kardeşlerine yardım etmeye ve Hizbullah’a karşı ayaklanmaya” çağırdı ve “Sınır kasabası Arsal’da yaşananların sonrasında ve öncesinde, Lübnan ordusunun, Hizbullah’ın hakimiyeti altında olduğu herkes tarafından anlaşıldı” değerlendirmesinde bulundu.  
Koalisyon güçleri, geçtiğimiz günlerde Nusra Cephesi’ne ait 4 karargahı bombalamış, hava saldırısında aralarında Kanas Timi Komutanı Ebu Yusuf el-Türki’nin de bulunduğu 18’i keskin nişancı, 51 kişi hayatını kaybetmişti. Saldırı sonrası bölgeye gazeteciler ve yerel aktivistler de dahil kimse alınmamıştı.

15-cocugun-olumu-atrakuryum-kullanimi-kaynakli-54292d1467510

15 çocuğun ölümü “atrakuryum” kullanımı kaynaklı

DSÖ, İdlib’de aşı yapılan 15 çocuğun ölümünün atrakuryum isimli maddenin yanlışlıkla kullanılmasından kaynaklandığını açıkladı.
CENEVRE
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Suriye’nin İdlib kentinde kızamık aşısı yapılan 15 çocuğun ölümünün, atrakuryum isimli maddenin yanlışlıkla kullanılmasından kaynaklandığını açıkladı.
DSÖ’den yapılan yazılı açıklamada, 16 Eylül 2014 tarihinde meydana gelen olayla ilgili yapılan araştırma sonucunda, çocuk ölümlerinin, anestezilerde kas gevşetici olarak kullanılan atrakuryum adlı maddenin aşı sırasında yanlışlıkla seyreltici olarak kullanılmasından kaynaklandığı sonucuna varıldığı belirtildi.
Trajik olaya kızamık aşısının kendisi veya aşının gerçek seyrelticisinin yol açtığı yönünde herhangi bir kanıt bulunmadığı ifade edilen açıklamada, atrakuryum tüplerinin yanlışlıkla aşılama paketlerine eklendiği ve dört aşılama ekibine dağıtıldığı ifade edildi.
Suriye’deki çocuklar için kızamık ve çocuk felci riskinin çok büyük olduğuna dikkati çekilen açıklamada, aşı konusunda güvenin tekrar sağlanması ve bütün çocukların aşılara ulaşabilmesi gerektiği kaydedildi.
DSÖ, zehirlenmeden dolayı 15 çocuğun öldüğü İdlib’de, 50 çocuğun daha aşıdan etkilendiğini bildirmişti.  
Yerel yetkililer, çocukların ölmesinin ardından, DSÖ ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) öncülüğünde düzenlenen kampanyayı askıya almıştı.

kuniko-petrol-rafinerisine-hava-saldirisi-duzenledi-5429104f2b513

Kuniko petrol rafinerisine hava saldırısı düzenledi

ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin terör örgütü IŞİD’in kontrolünde bulunan Suriye’nin Deyru’z Zor kentindeki “Kuniko” petrol rafinerisine hava saldırısı düzenlediği bildirildi.
DEYRU’Z ZOR
ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin terör örgütü IŞİD’in kontrolünde bulunan Suriye’nin Deyru’z Zor kentindeki “Kuniko” petrol rafinerisine hava saldırısı düzenlediği bildirildi. 
AA muhabirinin görgü şahitlerinden aldığı bilgiye göre, koalisyon güçleri IŞİD’e yönelik operasyon kapsamında, stratejik öneme sahip Deyru’z Zor kentinde IŞİD’in kontrolünde bulunan “Kuniko” petrol ve doğalgaz rafinerisine hava saldırısı gerçekleştirdi.
Söz konusu rafinerinin iki aydır IŞİD militanlarının elinde olduğu ve bölgenin doğalgaz ihtiyacının büyük bir kısmının buradan karşılandığı belirtildi.
Saldırıda ölen ve yaralanan olup olmadığı hakkında bilgi verilmedi.
IŞİD’in Rakka’daki karargahları bombalandı
ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin, terör örgütü IŞİD’in Suriye’nin Rakka kentindeki karargahlarını bombaladığı bildirildi.
AA muhabirinin Suriye Yerel Koordinasyon Komitesi (LCC) yetkililerinden edindiği bilgiye göre, koalisyon güçleri, Rakka kentinde IŞİD’in karargahlarına yönelik hava saldırısı düzenledi. Ratleh ve Tel Abyd bölgelerindeki IŞİD karargahlarının bombalandığı bildirildi.
Koalisyon güçleri, önceki gün de aynı bölgede IŞİD karargahlarını bombalamıştı.
Bu arada LCC, IŞİD’in bombalanan yerleri görüntülemeye çalışan 4 kişiyi yakaladığını duyurdu.
Tel Abyad’da IŞİD hedefleri bombalandı
ABD öncülüğündeki koalisyon güçlere ait savaş uçakları, Suriye’nin Rakka kentine bağlı Tel Abyad ilçesindeki terör örgütü IŞİD hedeflerini bombaladı.
AA muhabirinin yerel kaynaklardan aldığı bilgiye göre, koalisyon güçleri, Tel Abyad’daki 3 noktaya hava saldırısı düzenledi. Saldırının, petrol rafinerisinin bulunduğu bölgelere gerçekleştirildiği öğrenildi.
Hava saldırısı sonrası yükselen duman, Suriye sınırındaki Akçakale ilçesinden de görüldü. 

obamadan-isidi-hafife-aldik-itirafi-54291049157ea

Obama’dan “IŞİD’i hafife aldık” itirafı

ABD Başkanı Obama, Amerikan istihbarat kuruluşlarının IŞİD’in Suriye’de oluşturduğu tehdidi zamanında hafife aldığını kabul etti.
WASHINGTON
ABD Başkanı Barack Obama, Amerikan istihbarat kuruluşlarının IŞİD’in Suriye’de oluşturduğu tehdidi zamanında hafife aldığını ve Irak ordusunun bu örgüte karşı savaşma kabiliyeti ve iradesini ise gözünde büyüttüğünü kabul etti.
CBS televizyonunda yayınlanan “60 Minutes” (60 Dakika) programına verdiği mülakatta Obama, bir soru üzerine, ABD Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper’ın, ABD’nin “Suriye’de olanları hafife aldığı” yönündeki sözlerine katıldığını belirtti.
Obama, programda Clapper’ın, “Irak ordusunun (IŞİD’e karşı) savaşma yeteneği ve iradesini gözümüzde büyüttük” sözünün hatırlatılması üzerine de “Bu kesinlikle doğru” ifadesini kullandı.
Bir yandan Suriye’de Beşşar Esed rejimine karşı çıkarken, diğer yandan da Esed rejimine cephe alan IŞİD militanlarıyla savaşmanın yarattığı çelişkinin de farkında olduğu mesajını veren Obama, şöyle devam etti:
“Çelişkili bir kararda ve çelişkili bir koşuldaki çelişkinin farkındayım. (Korkunç katliamlar yapan) Esed yönetimi altında Suriye’de istikrar sağlayamayız. Suriye’nin birleşik kalabilmesi için, Esed’in tüm bu süreci yönetmesi mümkün değil. Diğer taraftan, ABD’ye yönelik acil tehditler açısından, IŞİD, Horasan örgütü, bunlar Amerikalıları öldürebilir.” 
“IŞİD, Esed’den daha acil bir tehdit”
Obama, sunucunun, “Yani bu aşamada onların (IŞİD’in) Esed’den daha önemli olduğunu mu söylüyorsunuz” sorusunu, “Söylediğim şu; bunların hepsi birbiriyle bağlantılı ancak uğraşılması gereken daha acil bir tehdit var” diye yanıtladı.
ABD’nin, Irak ve Afganistan’da olduğu gibi karada büyük çapta bir askeri varlık bulundurmayacağının da bir kez daha işaretini veren Obama, “Kendi topraklarında, kendi askerleriyle olan çok ciddi bir savaşta Irak’a yardımcı oluyoruz. Bu, ‘IŞİD’e karşı Amerika’ durumu değil. Bu, güvenlik ortaklığımızın olduğu bir ülkeye yardım etmek için Amerika’nın uluslararası camiaya liderlik etmesi” dedi.
IŞİD’in sadece bir terör şebekesi değil, toprak arzuları ve ordulara mahsus bazı strateji ve taktiklerin bir karışımını temsil ettiğini anlatan Obama, ABD Irak’tan çekildiğinde “bozulmamış bir demokrasi, iyi donanımlı bir ordu ve kendi yollarını çizebilme yeteneği” bıraktığını ancak bu fırsatın “kendi Şii tabanını güçlendirmeye çok daha fazla ilgi duyan (eski) Irak Başbakanı Nuri el-Maliki tarafından harcandığını” söyledi.
Şimdiki Başbakan Haydar el-İbadi’nin ise şu ana kadar “doğru sinyaller” verdiğini ifade eden Obama, “Biz bunu onlar adına yapamayız çünkü bu sadece askeri bir sorun değil, siyasi bir sorun” diye konuştu.
Bölgede siyasi uyum ve hoşgörü ruhunun tesis edilmesinin bir gecede olmayacağını, bunun nesiller alacağını belirten Obama, bölgede gençlerin iyi bir eğitim alıp almadıkları ya da iş sahibi olup olmadıklarından ziyade, Şii mi Sünni mi oldukları üzerinde meşgul oldukları bir ortamın bulunduğunu dile getirdi.
“İslam, barışı öğütleyen bir din”
Obama, “İslam’la savaşta olmadıklarını” yineleyerek, “İslam, barışı öğütleyen bir din ve Müslümanların büyük çoğunluğu barışçıl. Ancak şu anda Müslüman dünyasında, farklı bir Tanrı’ya ibadet eden masum insanların öldürülmesinin kabul edilebilir olduğunu öne süren, çok uzun süredir büyüyen bir kanser var” değerlendirmesinde bulundu.
ABD Başkanı Obama, şunları söyledi:
“Bu tür aşırıcılık maalesef, farklı ülkelerde, özellikle de mezhepsel gerilimlerin olduğu, güçlü devlet güvenlik düzeneklerinin bulunmadığı nispeten kırılgan ülkelerde radikal grupların türeyebilmesi ihtimalini bir süre daha göreceğimiz anlamına geliyor. Bu nedenle de yapmamız gereken şey, ‘köstebek avlama’ ve bunlar nerede oluyorsa oraya ABD askerleri göndermek yerine, güçlü ortaklıklar inşa etmek, uluslararası toplumun bu sorunun farkına varmasını sağlamak. Arap ve Müslüman liderlerin, ‘bunlar bizi temsil etmiyor, İslam dinini temsil etmiyorlar’ demelerini ve onlara karşı güçlü tepkiler ortaya koymalarını sağlamalıyız.”
Muhabir: Mehmet Ö. Toroğlu

libyada-silahli-saldirilar-5427cc1a708cc

Libya’da silahlı saldırılar

Libya’nın Bingazi kentindeki silahlı saldırılarda 3 kişi öldü, 1 kişi yaralandı.
BİNGAZİ
AA muhabirinin güvenlik kaynaklarından aldığı bilgiye göre, Libya’nın devlet televizyonunda çalışan Ebu Bekir el-Urfi, Bingazi kentinin el-Leysi bölgesindeki evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti.
Güvenlik kaynakları, Urfi’nin, Bingazi kentindeki İçişleri Bakanlığına bağlı “Yasa dışı Göç Şubesi” Sözcüsü Valid el-Urfi’nin kardeşi olduğunu belirtti.
Bingazi Hastanesi yetkilileri ise Libya vatandaşı Ferac Zayid ed-Dersi ve eşi Menal’ın, kimliği belirsiz kişilerce araçlarına düzenlenen silahlı saldırı sonucunda hayatlarını kaybettiklerini ve cesetlerinin görgü tanıkları tarafından hastaneye getirildiğini aktardı.
Hastane yetkilileri, saldırı esnasında araçta bulunan 10 yaşındaki çocuğun da yaralı halde hastaneye getirildiğini kaydetti.
Merkezi New York’ta bulunan İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) perşembe günü yayımladığı açıklamada, Libya’nın Bingazi ve Derne kentlerinde bu yıl içinde düzenlenen siyasi suikast sayısının 250’yi geçtiğini bildirmişti.
Bingazi kentinde Emekli General Halife Hafter yanlıları ile Bingazi Devrimciler Şura Meclisi güçleri arasında devam eden çatışmalardan kaynaklanan güvenlik zaafı nedeniyle silahlı saldırılarda ve suikastlerde büyük artış olduğu gözleniyor.
Emekli General Halife Hafter, 16 Mayıs’ta hükümet yanlısı ve devrimci bazı grupları terörist ilan edip, bunlara karşı “onur savaşı” başlattığını duyurmuştu. Özellikle ülkenin doğusunda Hafter’e bağlı güçlerle “Bingazi Devrimciler Şurası” adı altında toplanan devrimci silahlı gruplar arasında çatışmalar zaman zaman devam ediyor.

ban-suriyeli-muhaliflerle-gorustu-5427cc3b2599f

Ban Suriyeli muhaliflerle görüştü

BM Genel Sekreteri Ban, Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu Başkanı Hadi el-Bahra başkanlığındaki Suriyeli muhaliflerle görüştü.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-mun, Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Hadi el-Bahra başkanlığındaki Suriyeli muhaliflerle görüştü.  
BM Genel Sekreterlik Sözcülüğü’nden yapılan açıklamaya göre, BM Genel Sekreteri Ban, BM Genel Merkezi’nde SMDK Başkanı Hadi el-Bahra ve beraberindeki heyetle bir araya geldi. Açıklamada, görüşmede, ”Suriye’deki dehşet verici seviyede bulunan acı verici insani durum”un ele alındığı bildirildi.
Ban’ın, Suriye’deki çatışmanın ”derin siyasi” kökleri olduğunu ve sadece güvenilir siyasi süreçle çözüme ulaşılabileceğini dile getirdiği görüşmede, ”diyaloğun başlatılması”nın önemine değindiği kaydedildi.
Ban ve Bahra’nın ayrıca Suriye’deki çatışmaya ve artarak devam eden insani ihtiyaçlara sürdürülebilir bir cevap vermede, siyasi çözümün aciliyeti ve önemi konusunda da mutabık kaldıkları belirtildi. 
BM Genel Sekreteri Ban’ın görüşmede, SMDK’nın BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura ve yardımcısı Ramzy Ezzeldin Ramzy ile yapıcı bir ilişki içinde olmasını umduğunu dile getirdiği kaydedildi.